Onlar tam 12 yıldır, hep aynı koltukta muhabbet ediyor. Ama bu kez işin içine Şükrü Dudu’nun makası ve usturasının yanında bir de kayıt cihazı girdi. AVM uzmanı Avi Alkaş, Berber Şükrü Dudu’nun röportaj sorularını yanıtladı.
- AVM işine nasıl başladınız?
Bir tanıdığım vasıtasıyla girdim bu işe, başlangıcı da Akmerkez’de yaptım. İşe başladığım günlerde toprağı bol olsun Victor Braunştayn “Bu iş öyle bir iş ki sen şimdi başla, 50’li yaşlarında danışman olursun” dedi. Ama ben 50’li yaşlarımı bekleyemedim 40’larda danışman oldum. Akmerkez, ardından Carousel, İzmit’teki Outlett, derken 1997’de Alkaş Danışmanlık’ı kurduk. Şirket olarak sektörde önde gelen bazı projelere hizmet etme fırsatı bulduk. Son olarak geçen yıl dünyanın en büyük şirketi olan Jones Lang La Salle ile birleştik.
- Türkiye’de kaç AVM var?
Bugün itibarıyla Türkiye’deki alışveriş merkezi sayısı 230’u geçti. Bu da 5.200.000 metrekare mağaza alanı demek oluyor ki, bunun aşağı yukarı 77 tanesi İstanbul’da. Modern alışveriş merkezi olayının başlangıcı
1988. O gün bugündür sektör çok hızlı bir şekilde gelişiyor.
- İş yapıyor mu bunlar?
Çoğunluğun iyi iş yaptığını söyleyebilirim. Çünkü caddelerden alışveriş merkezlerinde doğru ciddi bir kayış var.
KAPALIÇARŞI’YA HİZMET VERMEK İSTİYORUM
- Zorluk çektiğiniz zamanlar da oluyor değil mi? Devlet adamları, siyasiler, işadamları dükkân almak için arıyor.
“Alışveriş merkezlerini başarıya ulaştıran şey nedir” dersen, “Lokasyon, lokasyon, lokasyon” derim. Şüphe yok ki o alışveriş merkezindeki mağaza karması ve yönetim de çok önemli. Bu iş sadece eş dost hatırıyla değil, doğru perakendecilerin, doğru mağazaların bir araya gelmesiyle olur. “Hayır” dediklerimiz bazen işin içine başka baskıları sokmaya çalışıyor. Biz de bu konuda ödün vermemeye çalışıyoruz.
- İş hayatına hangi işle girdiniz?
Üniversitedeyken Eminönü’nde Kürkçü Hamam’da çıraklık yaptım. Sağolsun o zamanki patronumuz “Sen bu işi yapsan da yapmasan da, biz yine para kazanırız” deyince moralim bozulmuştu. Daha sonra kelli felli bir iş yapayım diye, lisan kursları ve ansiklopedi pazarlayan bir gruba geçtim. Önce satışla başlayan iş, genel koordinatörlüğe kadar gitti. Ama atlama yapma zamanı gelmişti. Türkiye’de elektronik terazinin bütün gıda perakendecilerine yayılmasını sağlayan bir şirketin önce genel müdürü oldum sonra yönetim kurulu üyesi. Sonra da kendimi Akmerkez’de buldum. Evveliyatında da Türk insanını tanımak ve onunla kaynaşmak gibi bir şansım oldu.
- Cankurtaran’ın sahibine ilk ince gramajlı teraziyi siz satmışsınız.
Doğrudur. İnsanlar mekanikten elektroniğe geçerken, değişime ve gelişime direnç gösteriyordu. Ben de tarttıkları ürünleri fiyatlandırarak onları avantajlı hale getirmenin bir yolunu bulmuştum. O günden bugüne yine aynı şeyi yapıyoruz. İnsanların mutluluğu, daha kaliteli yaşamaları, alışveriş merkezlerinin güzelleşmesi için gezdiğimiz gördüğümüz yerlerin güzelliklerini
Türkiye’ye aktarmaya çalışıyoruz.
- Dünya jüri üyeliğiniz var değil mi?
Beş yıldır Avrupa’da yılın alışveriş merkezini seçen altı hakemden biriyim. Bu sene de dünya jürisine davet edildim. Bunun sektörümüzü dünyaya tanıtmak açısından çok önemli bir hizmet olduğunu düşünüyorum. Yedi yıldır Avrupa Alışveriş Merkezleri Konseyi’nde Türkiye’yi temsil etmeye çalışıyorum. Avrupa Alışveriş Merkezleri Vakfı’nın beş yönetim kurulu üyesinden biri olma onuru verildi.
OĞULLARIMIN GİDİŞİNDEN MEMNUNUM
- Kayınpederiniz atlarla uğraşırdı. Sizde de at merakı var mı?
Avram Barokas yarış sahasında çok hoş, çok efsanevi bir yere sahipti. Ben bunu devam ettiremedim ama oğlum Emir Alkaş, bu konuda enteresan çalışmalar yapıyor. Bu da bana memnuniyet veriyor çünkü Barokas isminin yürümesi adına torununun bu işi yapması çok güzel.
-Oğlunuz için “Geleceğin Avi Alkaş’ı” deniyor.
Emir, basketle ilgileniyor. Hatta geçen gün Tuncay Bey’e takıldım, “Büyük oğlumu size kaptırdım ama küçük oğlumu kaptırmam” dedim. Küçük oğlum Alp beş senedir bizim şirkette çalışıyordu. Altı aydır İngiltere’de şirketimizin Avrupa perakende hizmetleri bölümünde. Biz bu işe 30’lu yaşlarımızın sonunda ulaştık, Alp 18’inde girdi. Oğlum dünyadaki en genç, tescilli alışveriş merkezi yöneticisi ve pazarlama müdürü. Alp’i Uluslararası Alışveriş Merkezi Konseyi’nin gelecek kuşak bölümüne aldılar. Bizden daha iyi işler yapacak gibi, bekliyorum. Bu konuda Konya’daki Hz. Mevlânâ türbesini örnek alıyorum. Mevlânâ’nın rahmetli babasının sandukası 45 derece eğik durur. Mevlânâ’nın defni gerçekleşirken o sandukanın ayağa kalktığı, kendinden sonraki kuşağa saygı gösterdiği söylenir. Evlatlarının kendi çalışma düzeylerini aşan bir komunda olması her anne baba için gurur verici bir şey. İki oğlumun da gidişinden çok memnunum. Biri iş sahasında, biri spor sahasında çok iyi.
- Yeni projelerden bahsedelim?
Sapphire’le ilgili hoş beklentiklerim var. Zorlu Center’ın bizdeki yeri farklı. Ahmet Bey’le çok farklı bir dalga boyunda buluştuk. Proje beni çok heyecanlandırıyor. Zorlu’ya emeklilik projem gibi bakıyorum. Bayrampaşa’daki Orak projesi de öyle. Akmerkez, ilk göz ağrım.
- Arsası olanın birinci adamı Avi Alkaş.
Estağfurullah. Bizim işimiz biraz da hayal satmak. Toprak parçasına baktığınızda orada yürüyen, alışveriş eden, yemek yiyen insanları hayal ediyoruz.
EŞİMLE MAÇA BERABER GİDİYORUZ
- Eşinizle nasıl tanıştınız?
Üniversite giriş sınavına birlikte hazırlandık. O dönemde rahmetli kayınpederim işimi anlamadı, “Bu çulsuzla nasıl olacak” dedi. Çünkü hakikaten imkânlarımız kıttı ama yine de birbirimize takıldık ve 30 yılı geride bıraktık. Bana iki aslan parçası verdi. Üniversitede birlikte çalışıyorduk hatta benden daha yüksek maaş alıyordu. Bu bir erkek olarak o dönem bana biraz ağır geliyordu. Eşimi, çok başarılı bir yönetici olma olasılığına rağmen, işinden koparıp profesyonel anne yaptık. İki oğlumun yetişmesinde büyük katkısı oldu. Bu arada işten uzak kalmamak adına bir anaokuluna ortak oldu. Şimdi daha çok sosyal çalışmaların içinde. Belki onun aldığı hayır duaları bizim işimize de yarıyordur.
- Eşiniz çok çalışmanızdan şikâyetçi mi?
Biz beraber büyüdüğümüz için birbirimizi yakaladığımız yerler var. İkimiz de Galatasaraylıyız. Maçlara beraber gidebiliyoruz. Beki zaman çokluğunu değil ama zaman doluluğunu yakalamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla kaliteli zaman geçirerek yaşamın keyfini sürmeye çalışıyoruz. Önemli olan sevginin saygının egemen olduğu bir aile yaşamı sürebilmek. Her seyahatin dönüşü bir yeni başlangıç oluyor.
- Galatasaray’ın hayatınızdaki yeri nedir?
Galatasaray’ı çok seviyorum. Ama rahmetli babam Fenerbahçeli’ydi. Ben dayım sayesinde Galatasaraylı olmuşum. Evlendiğimiz zaman eşime “İyi ki Galatasaraylısın, öyle olmasa evlenemezdik” falan demiştim. Çocuklar ve kayınpeder de Galatasaraylı olunca, evde hoş hâkimiyet oluştu. Gelecekte Galatasaray’ın birtakım gayrimenkul işlerinde yer alırsak, bizim için çok büyük keyif olacak.
- Siz kitap okumayı seviyorsunuz.
Daha çok sosyal psikoloji ve kişisel gelişim kitapları okumayı seviyorum. Yabancı kitapları zaman zaman tercüme edip iş arkadaşlarımla da paylaşıyorum.
- En yakın arkadaşlarınız kimler?
Ali Bozanoğlu, Gina Telvi çok iyi arkadaşımdır. İş yoğunluğundan “Gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür” dediğim arkadaşlarım var. Fatih Altaylı’yla hoş bir dalga boyunda buluştuk.
- Teknolojiye meraklısınız değil mi?
Yaşıtlarım arasında ilk laptop kullananlardan biriyim. Şimdi de Blackbeery’ye geçtim.
- Bilgisayar olmadan asla diyorsunuz.
Bilgisayar, karımın gözünde kuma, çünkü benimle yatağa da giriyor. Neredeyse bilgisayarla yatıyorum.
İSTİNYE PARK DÜNYANIN EN İYİLERİ ARASINDA
- Dünyanın en iyi alışveriş merkezi hangisi?
Uzun zamandır en beğendiğim iki merkez arasında Londra’da Westfield, Lizbon’da Colombo vardı. Fakat İstinye Park bugün dünyandaki en iyilerin arasına rahatlıkla girebilecek bir konuma geldi.
- Şu an Türkiye’deki en iyisi İstinye Park mı?
Giderek artan trafiği ve üç alışveriş caddesini bir araya getirme özelliğiyle İstinye Park’ın çok özel bir yeri var.
- Yurtdışında bir projeniz var mı?
Kuzey Irak’ta bir proje adına çalışıyoruz. Azerbaycan’da iki projeye hizmet verdik. Suriye ve Mısır’da çalışmalarımız var. Emar Grubu’nun Suriye projesinde hizmete başlıyoruz. Emar grubuyla Türkiye’de de iki proje yapıyoruz. Dolayısıyla uluslararası alanda da çağrılar almaya başladık. Türk-Mısır ortaklığı olan bir proje için Mısır’da hizmete başlıyoruz.
GAZETE HABERTÜRK-HT CUMARTESİ-ŞÜKRÜ DUDU